27 Haziran 2017 Salı

İNATÇI CIRCIR BÖCEĞİ



Bugün itibariyle İstanbul'dayım artık. Bayram dolayısıyla birkaç günümüz Bursa'da geçmişti. Bursa'dayken İstanbul'da havalar nasıldı bilmem ama Bursa felaket sıcak ve nemliydi. Bazı akşamları balkonda oturarak,sohbet ederek geçirdiğimiz oldu. Eymen'den fırsat buldukça :)

Dün odada oturup sohbet ettiğimiz esnada birden çocukların bağrışları yükseldi,bir hareketlenme oldu. Meğerse içeriye bir Cırcır Böceği girmiş. Bir de baktık ki odanın içerisinde eşyalara çarpa çarpa uçmaya çalışıyor. Anneannem çocukluğunda yakalarmış ateş böceklerini. Etrafındaki meraklı çocuklara gösterirmiş. Dünde bu durumda hemen yakalayıverdi ateş böceğini. Çocukların içlerinde en cesuru torunların en küçüğü Eymen'di. Böceğe yakından baktı durdu. Sonra anneannem camdan dışarı saldı cırcır böceğini. Bizim çocuk biraz üzüldü. Ben üzgün görünce onu dikkatini başka bir yöne çektim,unuttu.

 Kısa bir süre geçtikten sonra yine bir gürültü geldi çocuklardan. Cırcır böceği de Eymen'i özlemiş olacak ki yine geri geldi camdan içeriye girerek. Anneannem yine yakaladı böceği ve dışarıya saldı. Bu sefer de ağlamaya başladı bizim yavrucak :') Çok hayvan sever yetişiyor :D Teyzem,boyundan büyük köpekleri sevmek istediğini söyledi. O yaştaki bir çocuk için böyle bir duyguyu kazandırmak güzel bir şey ama temkinli de olmak lazım. Benim Bursa maceram biraz fazlaca Eymen üzerine yoğunlaşmıştı. Çokta güzeldi. Şimdiden özledimm.


26 Haziran 2017 Pazartesi

3 YAŞ SENDROMU




Bilindiği üzere artık Bursa'dayım. Eymen'de yanımda değmeyin keyfimize! Görmeyeli çok değişmiş Eymen. 3. yaş gününe az kalınca çoktan 3 yaş sendromuna girmiş bizim küçük oğlan. Nasıl mı? 3 yaş çocukları genellikle ben merkezcilik üzerine kurulu olan bir hayata, bakış açısına sahiptirler. Oyuncaklarını,yiyeceklerini paylaşmazlar. Sizinle paylaşması için de zorlamayın. Çünkü bu dönem geçici bir dönem onlar için. Piaget'in dediği gibi egosantrik dönemde oluyor 3 yaş çocukları.

Eymen'in de 3 yaşına az kaldı. Ama 3 yaşı beklemeden çoktan girmiş egosantrik döneme 😁. Şaka bir yana bu yaş grubu çocuklar oyunları çok severler. Onlarla birkaç mutfak eşyası ile birlikte oyunu dramalaştırarak onu eğlendirmeniz, kaliteli vakit geçirmeniz mümkün. Elbette eğitici oyuncaklarla,arabalarla ya da bebeklerle de oynasınlar. Ama gündelik yaşamımızda kullandığımız birkaç basit eşyayla onunla oyunlar kurgulayıp oynamanız,onun yaratıcı düşünmesine,ince-motor kaslarının gelişmesine,el ve göz koordinasyonunu güçlendirmesine ve daha birçok kazanım alanına yardımcı olabilirsiniz.

Mesela dün akşam biz mutfaktan küçük bir tas aldık,bir de tahta kaşık biraz da su. Sonra balkona çıktık. Balkondaki asma ağacının yapraklarını kopardı Eymen. Ve oturduk oyuncak köpeği Paşa için yemek yaptık. Hayali ocağımız bile oldu. Orada ısıttık yemeğimizi. Sonra yemeğin ısısını kontrol ettik. Keyif almış olacak ki aynı oyunu bugün de oynadık. Oyun onlar için her şey demek.


Musmutlu günler!


25 Haziran 2017 Pazar

ÇİFTE MUTLULUK


Birpembesever'den merhabalar!

Güzel,aydınlık,neşeli bir gün olmuştur bugün. Ramazan Bayramı'nin ilk günü. Hepimizin bayramı sevdiklerimizle musmutlu geçsin!Sabahleyin akraba ziyaretlerimizi yaptık. Ve şimdi de Birpembesever Bursa yollarında. Çifte mutluluk yaşıyorum şu an. 

Yolculuğum sırasında dışarıyı seyretmeyi çok seviyorum. Gökyüzünü, bulutları,kuşları, yol kenarındaki ağaçları... Uzun  seyahatlerde yanıma kitap almıyorum. Yolculuk esnasında kitaba yoğunlaşıp onu tam anlamıyla anlamam mümkün olmuyor. Ben de alternatif olarak ya müzik dinliyorum ya da film izliyorum. Bir de bakıyorum ki varacağım yere gelmişim bile. Ama bugün yol biraz uzun sürecek gibi. Trafik var.🙊



24 Haziran 2017 Cumartesi

BİRAZ YILDIZLARDAN BİRAZ ALASKADAN




Bazen yıldızları seyretmeyi çok seviyorum. Belki kayan bir tanesine denk gelirim ve o ana şahit olurum. Çocukken de odamın balkonundan yıldızları seyrederdik. Kayan bir yıldız görünce içimizden dilek tutardık. Çocukluk işte 😇. Bugün sahurdan sonra gökyüzüne baktım uyumadan evvel. Bir yıldız diğerlerine göre daha çok parlak ve büyüktü. Acaba bir ismi var mıydı o yıldızın? İçimden bir teleskobum olmalıydı ve ben o yıldızı daha yakından görmeliydim diye geçirmedim değil. Yine de  bu parıltılı yıldızı uzaktan da görmek, onu izlemek güzeldi. 

Eğer bir fırsat olsaydı ve bu diyeceğim mümkün olsaydı, gezegenler arası keşif yapmak isterdim. Çocukluğumdan beri bir yanım hep bir maceraperest olmuştur. Öyle ki okuduğum kitaplarda ya da izlediğim filmlerde buna da dikkat ederim bazen. Gezi programlarını, Afrika ya da Alaska ile ilgili belgeselleri izlemeyi çok severim. Daha bugün Alaska'da yaşam ile ilgili bir program seyrettim. Alaska'da mülk sahibi olma izni yokmuş. Sadece 7 ailenin Alaska'nın çeşitli yerlerinde birer kulübeleri varmış. Onların mülklerinin olma sebebi ise eskilerden beri orada yaşayan yakınlarının günümüzdekilere miras bırakmış olmalarıymış. Orada geçirdikleri süre boyunca yaşamlarını ve Alaska'nın onlar için ne kadar önemli olduğunu yansıtan bir programdı. Maceraperest ve kış mevsimini seven biri olarak bana pek keyifli geldi bu program.

Bir de son bir şey; hayallerim arasında Everest'e çıkmakta var aslında. Ama olumsuz hava koşullarının getirdiği bir takım sağlık problemlerini görünce bir ara bu fikrimden uzaklaşmıştım. 



 

Birpembesever Template by Ipietoon Cute Blog Design