17 Ekim 2017 Salı

ŞEKER PORTAKALI




Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos' in ölümsüz eseri olsa gerek Şeker Portakalı. Yazar bu kitabındaki hikayeyi,  beş yaşındaki Zeze karakteri ile kendi çocukluğunu özdeşleştirerek sunuyor bizlere. 

Yaramaz olmayan ya da hayatında bir kere bile olsa hiç yaramazlık yapmayan bir çocuk var mıdır?  Zeze'nin çocuk haliyle yapmış olduğu yaramazlıklar, içinde yaşadığı toplumu ve ailesini oldukça rahatsız eder. Kalabalık ve yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze, bir şey yapmasa bile ona sövülür, dövülür, tartaklanır. Tüm bunlara rağmen içindeki öğrenme isteği, azmi ve merakı herkesi kendine hayran bırakacak şekildedir.  Aslında yazar bizlere Zeze karakteri ile bir çocuğun dilinden, yaşamdan kendimize pay biçebilmemiz için fırsatlar sunmuş bu kitabında.  

Yazar Vasconcelos bu kitabını on iki günde yazdığını ancak onu yirmi yıldan fazla yüreğinde taşıdığını dile getirmiş.  Yazarla özdeşleşen duygu yüklü bir roman. 

16 Ekim 2017 Pazartesi

MİNİSO ALIŞVERİŞİ



Haftasonu yapılan mini bir kırtasiye alışverişi. Miniso'nun defterlerine bayılıyorum. Her türlü defter çeşidi bulmak da mümkün.

Bu mağazaya her girdiğimde en çok yenilenen kırtasiye ürünlerinin olduğu reyonu merak ettiğim doğru. Eğer benim gibi kırtasiye ürünlerini çok seviyorsanız bu mümkün oluyor. 😌
Gelelim aldıklarıma, defterler ve kalemler. Aslında bu defterler set halinde satılıyor. Üstte yer alan büyük boy defterler ikili, altta yer alanlar ise üçlü set. Çizgili ya da çizgisiz defterleri tercih ediyorum genelde. Kareli olanlarla aram pek iyi değil.

Ve kalemler.. Bu kalemleri ince uçlu oldukları için tercih ettim. Kartpostal ya da mektup yazarken iyi gidiyor bu siyah mürekkepli kalemler. Son olarak Mumuso Korea diye bir mağaza açılmış. Tıpkı Miniso Japan gibi. Yavaş yavaş bu tür mağazaları avmlerde görmeye başlayacağız sanırım. 😉

13 Ekim 2017 Cuma

SEVGİLİ DOST #1



Sevgili dost,

Gücü yetenin gücü yetmeyeni ezdiği bir dünyada yaşıyoruz. Çok umut kırıcı çok acı verici.
Umut veren, yarına daha bir hevesle istekle başlamanı sağlayan olaylar da oluyor elbette. Ama gönül istiyor ki hep iyiler olsun hep iyiler kazansın yaşamda.

Bu sefer de düşününce kötü diye bir kavram olmazdı yeryüzünde.
İyiler ayırt edilemezdi. İyi olan şeyler de.
Belki insanlar iyi olabilmek için maske takarlardı yüzlerine. İyi görünmek için.

Sevgili dost,

Doğru bildiğin yoldan şaşma. Dosdoğru olacağını bildiğin yoldan. 

Empati kur,bol bol paylaş sevgini mutluluğunu, elinde olanı. Gözyaşlarını akıt cesurca. Paylaştıkça çoğalmaz mı yeni güne olan umutlar?  Unutma hayatta hiçbir zaman bencil olanlar kazanmazlar.
Kazandıklarını sansalar da içlerinde, ruhlarında hep bir şeylerin eksikliğini, yoksunluğunu hissederler.

Sevgili dost,

Yüzündeki gülümsemeyi hiç bırakma.



12 Ekim 2017 Perşembe

DALTONLAR



Bugün zaman çok çabuk geçti diğer günlere nazaran. Bir kaktüsüm olmuştu. Yaklaşık üç hafta öncesinde. Yanına üç tane daha kaktüs koydum. Yalnız bırakmak istemedim. Daltonlar dörtlüsü gibi oldular. Hepsi birbirinden farklı. Ama şu dikenli olan kaktüse dokunup sevememek diğerlerini severken içimde bir burukluğa sebep oluyor. Çiçek açarlar mı açmazlar mı bilmiyorum. Açsalar da güzel olur hani.😊
 

BİRPEMBESEVER