23 Nisan 2017 Pazar

GÜNLERDEN PAZAR



Bir haftayı daha bitirdiğimiz bir gün.
 Şu sıralar izlemiş olduğum bir filmin kitabını okumaktayım. Hatta filmle ilgili bir yazı da paylaşmıştım blogda. Merak edenler bu yazıma bakabilirler.

Filmin adı ''Tuck Everlasting'', ( Ölümsüz Aile ). Bu filmle 2011 ya da daha öncesinde televizyonda, Cnbc-e ' de karşılaşmıştım. Dikkatimi çekmişti. Eski dönemlerde geçmesi, konusunun sıradışı olması...

Geçenlerde de erkek kardeşimin elinde gördüm bu kitabı. Kitabı mı varmış bu filmin dedim ister istemez. Ve o okuduktan sonra bana vermesini istedim. Kitapta, filmdeki gibi hızlı işlemiyor olaylar.

Dün haberlerde bir festivale denk geldim. Çikolata Festivali'ydi. Sirkeci Garı'ndaymış ve bugün de son günmüş. Bir de Sultanahmet Meydanı'na lalelerden oluşan kocaman bir halı deseni yapılmış. Binlerce lale kullanılmış. Görülmeye değer. İşte buna giderim. 




22 Nisan 2017 Cumartesi

TEŞEKKÜR EDERİM




Aslında bu yazımı yazmak için biraz geç kaldım. Uzun zamandır aklımda olan bir şeydi. Ama bi türlü fırsatını bulup da oturup yazamamıştım. Şimdi bloğumun başına geçtim ve cümlelerim birazdan sizlerle buluşacak. 

Yazdığım yazılarımın birçok insana ulaşması mutlu ediyor beni. Yeni öğrendiğim bir şeyi paylaşmak, hobilerimi, gezdiğim yerleri size de ulaştırmak... Okunan her yazım ve bırakılan her yorum kıymetli benim için. Bazen yeri geldi burada sizinle mutlu olduğum bir anımı bazense benim için kötü geçen bir günümü paylaştığım oldu. Bloğumu okuyanlar, takip edenler ya da uğrayanlar mutlu ya da kötü günlerimde, burada benimle oldunuz.

Geçen yıl uzun bi zaman ara vermiştim yazmaya. Bloğumu bırakmış gibi olmuştum. Bir gün bloğuma girdim ve ben yokken, ben yazı yazmıyorken, birçok kişi yazılarımla buluşmak istediğini, nerelerde olduğumu merak etmişlerdi. O zaman çok duygulanmıştım. Şimdi diyorum da iyi ki geri dönmüşüm bloğuma.

Burada sizlerle yazılarım aracılığıyla buluşuyor olmak çok güzel. 

Birpembesever'den mutlu akşamlar! 




YOL

Çocukken günlük tutardım. Hatta yazıp da bitirmiş olduğum günlüklerim hala daha durur. 

Bu yazma alışkanlığımı sürdürüyordum geçen sene itibariyle. Ama bir süre sonra yazmayı bıraktım ve haliyle günlüğüm, kitaplığımda bekleme yerini almış bulundu.

Geçenlerde tekrar yazmaya başladım. Aslında pek gün içerisinde yaşadıklarımı yansıtmadığım bir günlük oldu bu seferki. Daha çok dertleştiğim, içimdeki duyguları ona yansıttığım bir defter oluverdi. Ara sıra bloğumda, gün içerisinde yaşadıklarımı kelimelerle buluşturup yazıya döküp yansıttığım bir  yer oluveriyor. 

Yazmayı, çizmeyi, bir şeyler karalamayı pek severim. 

Bugün kendim için güzel bir karar aldım bu arada. Bitirme projeme bireysel devam etme. Çünkü anladım ki ödevlerde ya da benzer şeyler de grup olunca bir sürü kapris  giriyor işin içerisine. Uğraşamam dedim bende.  Aslında iki haftadır aklımda olan bir şeydi. Bugün cesaretimi toplayıp hocama sorduğumda çok olumlu karşıladı düşüncemi.  Bu beni mutlu etti. 

Yürüdüğümüz yollar, bazen düz oluyor hayatımızı kolaylaştırıyor bazense engebelerle zorlaştırıyor. Yine de her şeye rağmen bolca şükretmeliyiz. 


21 Nisan 2017 Cuma

GÜNÜN SÖZÜ







İyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir.




19 Nisan 2017 Çarşamba

MİSAFİR



Havalar birazcık ısındı bahar yüzünü gösterdi, çiçekler, böcekler, kuşlar ortaya çıktı derken ben şifayı kaptım -.-

 Dünkü stajımda her şey yolunda gidiyordu. Hatta bir misafir de vardı sınıflardan birinde. Girmiş olduğum bir sınıfın sahiplendikleri bir kedi de bizimle birlikteydi, tam olarak dört ders saati boyunca. Bir ara kitap okuma saatinde dizlerimde uyudu.

 Son derslere doğru anladım hasta olacağımı. Hafif bir kırgınlık hissettim üzerimde. Erken çıkma gibi bir şansım da olmadığından mecburen derslerin bitmesini bekledim.

Bugün daha iyiyim çok şükür. Bugünkü stajıma da gidemedim. Dinlendim güzelce. Havalardan mı yoğun geçen bir okul döneminden dolayı mı bilmiyorum bu durumlar.




17 Nisan 2017 Pazartesi

GÜLHANE



Gülhane'de bulduk bugün kendimizi, o güzelim lalelerin içerisinde..

Gezdiğim yerlerde, yaptıklarımı, gördüklerimi fotoğraflamayı ve o günümü kalemle buluşturup kelimelerimle kağıda dökmeyi çok seviyorum. Güzel anılar biriktirmek ve bunları hatırlamak istenmeyecek bir şey değil.

 Aslında bütün çiçekler ayırt etmeksizin güzeller. Ama bu muhteşem renk cümbüşünü,laleleri, hep bir arada görünce insanın içi açılıyor, gözleri kamaşıyor. Sahilde oturup denizi izler gibi laleleri seyre koyuldum.

Sonra Topkapı'nın bahçesini gezdik ve Eminönü'ne doğru yol aldık. Geze geze bol bol yürüdük anlayacağınız. Çok uzun mesafe olmadığı sürece ya da bir rahatsızlığınız yoksa yürüyüşler yapın bence, çok güzel oluyor. 

Yine anı defterine güzel bir gün ekledin Tuğçe. ^-^





16 Nisan 2017 Pazar

MINISO JAPAN MAĞAZASI


Güzel bir pazar gününden merhabalar!

Hava güzel oldu mu, açık hava eşliğinde alışveriş yapalım dedik bugün ve Ümraniye Meydan'a gittik. 

Gezinirken bir Japon mağazasının açıldığını gördük kardeşimle. Japonya olunca hemen içeride bulduk kendimizi. Bütün ürünler Japonya'dan ithal edilmiş ama içlerinde bazı Çin malı ürünler de yok değildi. Ama çoğunlukla Japonya ve Kore ürünleri mevcut.

Mağaza genel olarak bakım ürünleri, kozmetik, ev eşyaları, çantalar ve daha bir sürü şey barındırıyordu. Fiyat olarak da hemen hemen her ürün makuldü. Ben mağazayı çook beğendim. Kendimi bir ara Japonya'da hissettim ^-^

Biraz araştırma yapınca İstanbul'da farklı avmlerde de şubelerinin olduğunu öğrendik. En yakın zamanda yine Mınıso'ya gitmek istiyoruumm.


15 Nisan 2017 Cumartesi

MARKA MİMİ



 Yepyeni bir mimle sizlerleyim bugün. Bu mimi sevgili SADE ve DERİN başlattı. Onun yazısını okumak için adına tık tık yapınız :) 

Öncelikle Marka Mim'i nedir, ondan bahsetmek istiyorum. Sevdiğimiz, kullanmaktan hoşlandığımız, beğendiğimiz şeylerin sahip olduğu markalardan 3 tanesi yazmamız ve isteğe göre de nedenlerinden bahsetmemiz istenmiş. Uzun zamandır mim yapmıyordum. Özlemiştim, çok iyi oldu bu mim ^-^

İşte benim sevdiğim markalar ve sahip olduğu ürünler;

1-) Sanrio Ürünleri: Hepsi birbirinden güzel ve sevimli. Çok seviyorum çook. Hello Kitty olsun benim olsunn :)

2-) Ferrero Rocher: En sevdiğim çikolata. Genel olarak Alman çikolatalarını çok seviyorum ama senin yerin başka 😇

3-) Nogger Dondurma: Bu yıl dondurma sezonunu henüz açmış bulunmamaktayım. En kısa zamanda Nogger'la dondurma sezonunu başlatma dileğiyle.

Aklıma gelen sevdiğim üç şeyin markalarını paylaştım sizinle. Siz de benimle paylaşırsanız mutlu olurum ^-^
Bu mimi yapmayanlar mimlendii!






14 Nisan 2017 Cuma

MEKTUP ARKADAŞIMIZLA BULUŞTUK



Aklımda düne dair kalan en güzel şey Endonezyalıların ne kadar cana yakın ve güler yüzlü insanlar olduğu. Neden mi böyle düşünüyorum? 

Dün bildiğiniz gibi mektup arkadaşımız İstanbul'a geldi ve onunla buluşacaktık. Öğleden sonra Sultanahmet'e geçtik. Ve beklenen büyük buluşma bizim onlarla karşılaşıp kucaklaşmamızla gerçekleşmiş oldu. 

İlk izlenimim sanki yıllardır görüşüyormuşuz da birbirimizle birçok kez buluşmuşuz gibiydi. Çok samimiydiler. 
İstanbul'u çok sevmişler ve beğenmişler. İlk önce Sultanahmet Camisii'ne doğru sohbet ede ede yola koyulduk. Tabii arada lalelerle, tarihi eserlerle resimler çekindik. Bu arada meydanda çok hoş nostaljik şarkılar seslendiriyorlardı. Benim için tarifi imkansız aynı zamanda da yaşayabileceğim en güzel günlerden biriydi. Annem buluşmaya gitmeden önce hediyeler almıştı onlar için. Oysaki onlarda aynısını bizim için yapmış. Hoş bir sürpriz oldu. En kısa zamanda onları da paylaşmak dileğiyle..

Mutlu haftasonları!




13 Nisan 2017 Perşembe

SAATLER KALA



Günaydınlar!!

Bugün büyük gün. Ve çok heyecanlıyım. Nihayet kardeşimin mektup arkadaşı şu saatlerde İstanbul'a gelmiş bulunmakta artık. Hava da çok güzel şansımıza. Gezilecek yer çok ama vakit kısıtlı. Bizde birkaç yeri teklif ettik, bakalım oraları gezdireceğiz inşallah ^-^

Dün kaldığı otel hakkında adres bilgisi edindik. Planımız ilk otelin orada onunla buluşmakk ve kocaman bir gülümsemeyle ''Welcome to Turkey! '' demek :)

O kadar çok merak ediyorum ki nasıl geçeceğini günümüzün. İnşallah sorunsuz  ve onun memnun olacağı bir şekilde geçer bugün. 

Yavaş yavaş hazırlanma vaktii. Buluşmaya az kaldı. Akşam tekrar burada görüşmek dileğiyle,

Musmutlu bol gülücüklü bir gün bizimle olsunn!!


12 Nisan 2017 Çarşamba

DOSTLUK



Çook uzun bir ara vermiş gibi hissettim bir güncük blog yazamayınca.. Dün vizelerim bitti, kendimce iyi geçtiler ama bakalım sonuçlar neyi gösterecek.

Bu akşam biraz dostluktan konuşalım mı?

Düşündüm de bugün, çevremde, üniversite hayatım boyunca, çok yanlış kişilere zaman harcamışım. Dün bunu bir kez daha iyi bir şekilde anlamış ve tasdik etmiş oldum. Çevremde dostum diyebileceğim arkadaşlarım yok mesela. Ama eksikliğini de yaşamadım hiçbir zaman çok şükür. Hani bir önceki yazımda kız kardeşimden bahsetmiştim ya, en iyi dost kardeşten olur bence. 

Dostluğun tanımı günümüzde çeşitlendirilebilir halde bana göre. Ama çoğu yaşlı teyzeler amcalar ''nerde o eski günler'' derler ve konuşmaya başlarlar ya hani işte, nedense dostlukta  bana ''nerde o eski dostluklaar'' demeyi getiriyor aklıma. 

Dost, yüzüne gülüp arkandan konuşmamalı mesela. Sonra abartı davranış ve sözlerden uzak, mütevazi olmalı.  Nerede neyi nasıl konuşacağını bilmeli. 

Ama en güzeli de ne biliyor musun, az insan çokça huzur.

Huzur dolu akşamınız olsunn!! 


10 Nisan 2017 Pazartesi

KIZ KARDEŞİM


Dünyada sahip olduğum ve yerini kimsenin dolduramayacağı, kimseye değişemeyeceğim, canımdan bir parça o.

Çok şükür ki Allah bana hem bir kız kardeş hem de bir erkek kardeş vermiş. Ama kız kardeş bir başka oluyor. Bazen ben ona tavsiyeler veriyorum bazense o bana tavsiyeler de bulunuyor. Aramızdaki sevgi, bağ bambaşka. Hani genelde evin büyük çocukları kardeşinin olmasını pek istemez. Anne baba ilgisini,oyuncaklarını paylaşmayı kabullenemez. Ben bu düşüncenin aksi olanlardandım. Kız kardeşim bebekken onunla ilgilenir, büyüdüğünde evcilik oyunları oynardım, şimdilerde ise mutluluğumuzu, üzüntümüzü, heyecanlarımızı birlikte paylaştığım o.

Bazen,

Bir arkadaştan öte dostum

Sırdaşım

Dert ortağım

Yaşama sevincim

Göz bebeğim

Herkesten sakındığım oluveriyor. 
İyi ki var.


9 Nisan 2017 Pazar

KISA BİR SOHBET



Merhaba merhabaa!

Şöyle güzel bir pazar gününde eşofmanımı giyip, sırt çantamı takıp, yeşilliğin bol, kuşların cıvıltısının eksik olmadığı güzel bir ormanlık alanda yürüyüş yapmak isterdim. Ama gelin görün ki haftaya formasyon sınavlarım var. 

Sabah kalktım ve tarih çalıştım biraz. Tüm derslerin içerisinde en ayrıntı taşıyan ve detay barındıran tarih olsa gerek. Bana lys zamanımı hatırlattı. 

Koreli arkadaşımla sohbet ettik biraz. Başka bir üniversiteye geçiş yapmış ve bu ay onun için sınavlarla geçecekmiş. Kore'yle eğitim sistemimiz birebir olmasa da benzer yanlar taşıyor. İzlediğim dizilerden görmüş olduğum kadarıyla. 

Dün akşamüstü dışarıda gezinmeye çıktık. Madam Coco'da çok cici defterler vardı ve nasıl olur da benim gözümden kaçmış olabilir bunlar diye geçirdim içimden. En kısa zamanda bir defter alışverişi için oraya uğrayacağım gibi gözüküyor. Ama öncesinde sınavlar sınavlar, bol çalışmalar :)



8 Nisan 2017 Cumartesi

CUMARTESİ



Güzel bir cumartesi gününden merhabalar!

Dün hava baya bulutlu ve ara ara da yağmurluydu. Cumartesi sabahı da öyleyken,güneşin çıkmasıyla pırıl pırıl parladı gökyüzü.

Bugün biraz gardırobumu  düzenleyeyim dedim. Kışlıkları ayırdım. Ee yavaş yavaş bahar da geliyor :) Kurutmuş olduğum güllerim vardı. Bende saplarını kesip bir kutuya koymuştum belli bir zaman geçti ve kutuyu açtığımda istediğim bir manzarayla karşılaşmadım. Şimdide kurutmuş olduğum güller var ve güzelce muhafaza etmek istiyorum. Biraz araştırdım bu konuyu ama herkes farklı şeyler söylemiş. Zarar gelmeden gülleri nasıl muhafaza edebilirim,bilginiz varsa yazarsanız çok mutlu olurum :)


Çok sevdiğim bir dizi sezon finali verdi. The Walking Dead'di. Zombi dizisi. Ama çok beklediğim Prison Break, 5.sezonuyla birlikte geri dönmüş ve baya da konuşturmuş kendini, bugün izlerim herhalde.
Mutlu haftasonları!






6 Nisan 2017 Perşembe

PATRON BEBEK



Kesinlikle büyük küçük herkes izlemeye gitsin bu filmi! Kimi zaman sizi kahkahalara boğabilir kimi zamansa birazcık duygusala bağlayacak bir film. 

Animasyon film izlemeyi çok severim. Ama öyle her animasyon filmi de izlemem. Konusu içeriği dikkatimi çekecek ki merak edeyim ve izleyeyim.

Geçenlerde Patron Bebek'i izlemeye gittim. Afişini tesadüfen bir durağın önünden geçerken görmüştüm. Afişi bile merak uyandırmaya yetti bende.

Fırsatını bulduğum bir anda  izledim filmi. Daha başlar başlamaz bir kahkaha tufanında buldum kendimi. 

Filmde Tim; annesi ve babasından oluşan, küçük mutlu bir aileye sahip. Aynı zamanda Tim hayalperest bir çocuktur. Oyunlar oynamayı,ailesiyle vakit geçirmeyi,hayaller kurmayı,ailesinin ona özel vakitler ayırmasını sever. Ama bu özel vakitler eve yeni bir erkek kardeşin dahil olmasıyla ihmale uğrar ve evin yeni gözdesi  Patron Bebek olur. Bu bebek bildiğimiz bebeklerden farklı özelliklere sahip. Ben daha fazla anlatmadan meraklılar, kaçırmadan izlesin derim.

Mutlu akşamlar!


GÜNÜN SÖZÜ




Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol

Hoşgörülülükte deniz gibi ol




5 Nisan 2017 Çarşamba

İLK DERS İLK HEYECAN




Dün ilk dersimi lise öğrencilerime anlattım bir öğretmen adayı olarak. Kendimi daha heyecanlı beklerken aksine çok doğal ve rahattım. Beni izleyen staj arkadaşlarım söyledi bunları.

İki ders saatini bana vermişti ders öğretmeni. Bende hazırlanmış olduğum konuyu hem sohbet havası içerisinde hem de dersten kopmadan anlattım. Sonra bir baktım ki zaman hemencecik geçmiş. Dersin sonunda üzerinde durduğum konuların üstünden tekrar geçtik, birkaç tane de soru yönelttim ve bunları cevapladılar. 

En istediğim şey öğrencileri sıkmamak bunaltmamak ve anılarında güzel bir yer edinebilmek. Çünkü aynı yollardan bende geçtim. Kimi zaman bazı öğretmenlerimi gülümseyerek hatırladım kimilerini ise hatırlamak bile istemedim. İnşallah hatırlanınca gülümseten öğretmenlerden biri olurum bende.

Mutlu akşamlar! ^-^


3 Nisan 2017 Pazartesi

GÜZEL HABERLERİM VAR



Çok güzel bir günden merhaba!

Aslında gün benim için çok erken başladı. Sabah namazından sonra uyumadım ve yarın anlatacağım ders için hazırlayacağım slaytı tamamladım. Çok zordu. Neyse ki bitti ve artık gün benim.

Kahvaltıdan sonra kız kardeşimden çok güzel bir mesaj aldım. Hazır mısınız? Haftaya cuma yani ayın 14'ünde kardeşimin Endonezyalı arkadaşı İstanbul'a geliyooor. Sonunda mektup arkadaşlarımızdan biri Türkiye'ye geleceğim dedi ve gelecek de. Uçak biletleri hazırmış, cumayı dört gözle bekliyoruz. İki günü burada geçirecek. Bu kısa sürede nerelere götürebiliriz, gezdirebiliriz diye düşünüyoruz.

Erguvanlar açmışş, İstanbul'un en güzel köşelerinde. Ağaçlarda kalma süreleri yaklaşık 20 günmüş. İnşallah görebilirim erguvanları dallarında.

 Mutlu haftalar!



2 Nisan 2017 Pazar

DÜŞÜNDÜM DE



Fark ettim ki, geçen haftayı istediğim şekilde değerlendirememişim. Kendime birazcık kızdım. Ama esasında haftayı geri alamadım, yani anlayacağınız bir koca hafta çöpe gitti😒. 

Neden bilmiyorum,şu sıralar bir tembellik çöktü üzerime. Sanki ben,ben değilmişim gibi. Bana yapıştı ve bırakmadı şu tembellik! Havalar da ısınıyor, sınava da iki aydan az bir süre kaldı. Bahardan mıdır sınav yaklaşıyor diye midir, bilmiyorum.

Bu pazar da,yani bugün, bir karar aldım: eski ders çalışma düzenimi geri getirmek. İstikrarlı bir şekilde sürdürmek istiyorum bunu ama hep araya bir şeyler giriyor işte. Ödevlerdi, sunumlardı falan filan...

Gezmeyi çok seven biri olarak da aklım hep dışarlarda. Ama bir yere gideyim gezeyim bu sefer de aklım test kitaplarımda oluyor😂.  Karmakarışık şeyler 🙉.

Biraz ara verip blog yazayım demiştim,şimdi ders çalışmaya devam.


En güzelinden mutlu pazarlar! 



1 Nisan 2017 Cumartesi

NİSAN GELMİŞ





Mart ayını da bitirdik, şimdi sıra Nisan ayında. Sonra Mayıs ve benim mezuniyetim var sırada. Ne çabuk geçti 4 koca yıl... Daha dün gibi aklımda üniversiteye ilk başladığım günkü hissettiğim heyecan.


Bu sabah da güne temizlikle başladık. Bahar da geliyorsa yavaş yavaş bahar temizlikleri de başlar evlerde. 

Bugün birazcık Eymen'le ve  teyzemle görüntülü konuştuk. Onlar Bursa'da yaşıyor. Eymen, artık kelimeleri daha kolay söyleyebiliyor ve cümleler de kuruyor az çok. Büyüdüğünü görmek çok güzel ama uzakta olmak kötü ne yazık ki😡.

Biraz sonra slayt hazırlayacağım,salı günü ders anlatacağım ya öğrencilerime,şimdiden başlasın çalışmalar🙊.

Mutlu haftasonları!😊












31 Mart 2017 Cuma

İNSANLIK ÖLMÜŞ...



Söze nerden başlanır bilmiyorum. Olay hala aklımda tapteze... Bugün ilk dersimin iptal oluşuyla ikincisine de gitmek istemedim pek. Açıkçası bugün her şeye karşı pek bi isteksiz ve neşesizdim. Yaşayacağım olay içime doğmuş olmalı ki böyle bir ruh halindeydim belki de...


Annemin Üsküdar'da bir işi vardı. Bizde öğleye doğru işini halletmek için evden çıktık ve ilk Üsküdar otobüsümüzü kaçırdık,ikincisini bekledik ve bindik. Üsküdar'a vardığımızda annemin işini hallettik ve çarşının içerisine doğru yürümeye başladık. Karşıdan karşıya geçecektik,bekliyorduk. Tam o sırada bir kedi karşıya hızlıca geçmeye çalıştı. Annem gelen arabaya yavaşlamasını belli etmek için elini kaldırdı ama araba aksine hızlandı ve kediyi sağ arka tekerinin altına aldı,bastı gitti ardına bakmadan. Haberlerde izlerdim böyle benzer haberleri ve üzülürdüm nasıl böyle dikkatsiz ve merhametsiz olabilirler diye..

Oluyormuş işte. Kedi ayağa kalkmayı başardı başarmasına ama bağırsağı arkasından çıkmıştı bir esnafın paspasının önüne geldi bıraktı kendini oraya. Onun yanına koştum,bağırdığımı hatırlıyorum.Kucağıma aldım kediyi,veteriner nerde diye bağırmışım,ağlamaktan ne dediğimi hatırlamıyorum bile. Birkaç insan başımıza toplandı,ölmüş o dediler. Annem de kızım öldü o dedi. Hayır ölmedi dedim. Ama baktım başı düşmüştü hayvanın.Annem de bende üzgündük. Hala etkisinden çıkamadım bu olayın,ağlıyorum tekrar ağlıyorum. En kızgın olduğum şeyse bir esnafın yanıma gelip bu kadar ağlamayın tamam demesi. Nasıl ağlanmaz!! İnsanlık ölmüş! Bu hayvana çarpıp tekerleklerinin altına alan ve ardına bakmadan basıp giden bir İNSAN yarın öbür öbür gün bir insana da aynısını yapar. Gerçi çok uzak değil. Görmüyor muyuz benzer haberleri?

Ne zaman bu kadar merhametsiz,duyarsız olduk bilmiyorum. Ellerimde tutuşum geliyor aklıma..Sadece çok üzgünüm...

30 Mart 2017 Perşembe

BİR KÜÇÜK SİNCAPCIK VARMIŞ




Bu sabah Üsküdar'dan yiyeceğimizi içeceğimizi,meyvemizi aldık ve Küçük Çamlıca'da,doğanın içinde,güzel bir kahvaltı yapalım dedik. 

Uzun zamandır böyle huzurlu bir ortamda oturup kafa dinlemeye ihtiyacım vardı doğrusu.Ne insan kalabalığı ne de trafik gürültüsü.. Bunların yerine miis gibi kokan çiçekler, kaz ve ördeklerin vak vak sesleri, kuşların ötüşmesi, kahvaltımızı masaya hazırladığımızda yanımıza kurnazca ilişen kedinin mırıltısı,daha ne olsun ki! 💫

Oturacak yer ararken aniden bir sincap çıktı önümüze. Kışa hazırlık yapıyordu ki büyük bir hızlılıkla işine yarayan yemini bi güzel ağacın dibine gömüp üzerini de yapraklarla kapattı. İlk defa bir sincabın bu kadar yakınına gelmiş oldum bende,çok güzeldii ^-^

Yavru sincaptan sonra,ördekleri gördük. Kollarıma alıp sevesim geldi.😂
Küçük Çamlıca kışın da bir başka güzel oluyor. Eğer soğuktan donmam diyorsanız bir sonraki kış gidin derim den ama öncesinde bahar da kesinlikle gidin! 😇











29 Mart 2017 Çarşamba

CIVIL CIVIL BİR GÜN




Böyle güneşli havaları, daha bi çok seviyorum. Bana moral,neşe veriyor şu yoğun geçen hayatımda.

  Kısa bir süre önce RAM stajımdan çıktım. Yol devam ederken düşüne durdum. ''Ne şanslısın ama Tuğçe!'' dedim kendi kendime. Üniversite hayatım boyunca tam beş farklı yerde staj yapmışım. Birbirinden farklı beş deneyim. Ama beni en çok mutlu eden staj yerlerimde hep karşıma iyi insanların çıkması. Çok şükrediyorum Rabb'ime.

Geçenlerde Eymencik'in,  yavruyken aldıkları ve besleyip büyüttüğü tavşanı,Momo ölmüş. Onunla birlikte televizyon izler,oyunlar oynardı. Küçük kardeşi gibiydi. Ona dokunup ''Anne neden uyanmıyor artık'' diyormuş. 3 yaşında olduğu için ölüm kavramını bilemiyor ama elbette uygun bir dille anlatılması gerek. İnşallah yeni bir tavşanı daha çok sever ve daha çok oyunlar oynarlar birlikte.

Mutlu günler bizimle olsun! 




28 Mart 2017 Salı

STAJ HALLERİ




Güneşli bir gün bugün. Yaşasınn!!
Bahar geliyor, kendini yavaştan alıyor olsa da😂.

Salı günleri yazacağım yazıları staj yaşantım aldı resmen😇. Ama hiçbir itirazım yok çünkü lisede yaptığım öğretmenlik stajımı ve öğrencilerimi seviyorum.

Bugün bir ders erken çıktım stajdan. Hava pırıl pırıl nasıl aydınlık nasıl güzell tam gezmelik diye geçirdim içimden. Tabi ki de hala öyle geçiriyorum içimden ama gel gör ki akşama da formasyon dersleri var. Bitecek bir gün bitecek inşallah 😍

Haftaya iki ders benim. Ders anlatmalara başlıyoruz artıkk,çok heyecanlı! Kendimi çiçeği burnunda bir öğretmen hanım gibi hissediyoruum🙈.

Mutlu haftalar ve bol güneşli günler bizimle olsun!




27 Mart 2017 Pazartesi

KELEBEK GİBİ



Çocukken baharın gelmesiyle birlikte bahçemizde kelebek yakalamaya çıkardım.

 Bu bazen yarım saat belki bir saat sürerdi. Ama hiç usanmadan bir tanesine sahip olmayı onlara dokunmayı, sevmeyi isterdim. İlk zamanlar bir tanesini yakalar hemen eve doğru koşar kapıyı çalıp annemin açmasıyla gözlerini kapamasını ve aç dediğimde elimde yakaladığım kelebeği odaya doğru bırakır annemi mutlu etmek isterdim.

Sonra bir yakalayıp eve gidiyorum ikincisi derken yorucu olduğunu anlamış olmalıyım ki cam bir kavanoza yakaladığım kelebekleri içine koyduğumu ve kapağına da hava alsınlar diye delikler açtırdığımı anımsıyorum.Sonra oturup meraklı meraklı onları inceleyip sonra da evde kavanozdan çıkartıp bir tanesinin önüne pet şişe kapağıyla su koymuştum😇.

 Her birinin birbirinden farklı oluşu,kanatlarındaki göz kamaştırıcı desenleri ilgi çekici,büyüleyici. 





26 Mart 2017 Pazar

YAĞMUR YAĞIYOR




Kara bulutlar ve gökyüzünden çıkan sesler yağacak olan yağmuru haber veriyordu bugün.

Tam havalar düzeliyor,ağaçlar çiçek açıyor,kuşlar cıvıldıyor derken pazar gününe yağmurlu başlamış oldum. Böyle havalarda şöyle bir mug türk kahvesi alıp,dışarıda yağan yağmuru seyre koyulmak... 


Bu hafta ara ara sağanak yağmurların olacağı söyleniyor. Ama ne olacağı bilinmez. 

Güzel bir yarın bizimle olur inşallah


KÜÇÜK PRENS DİYOR Kİ




   Küçük prens güllere bir kez daha bakmaya gitti.

''Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz''dedi onlara.''Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.'' Güller bu duyduklarına çok bozuldular.''Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.''







25 Mart 2017 Cumartesi

KİKİ



Dün çok güzel bir film izledim. Listemde olanlardan bir tanesiydi,Kiki's Delivery Service.


Miyazaka'nin ellerinden çıkmış bir film. Hani diyorum ya Miyazaka'nin hayal gücünden istiyorum diye,işte bunu bu filminde de görmek,karakterin yerinde kendinizi hissetmeniz fazlasıyla mümkün.

Bu film de Kiki adında küçük bir cadı kız var. Cadı deyince,bir uçan süpürgeye de sahip Kiki'miz.  Aynı zamanda bir kedisi de var,zaman zaman onunla sohbet eden onu dinleyen bir kedi.



Kiki,cadılık eğitimini tamamlamak için başka bir yere gitmeyi ve burada hayatın getirdiği şartlarla kendisinin başa çıkması gerekecektir. 

Miyazaki'nin her filmi başlı başlına bir şaheser benim gözümde. Çünkü hepsi kendi bünyesinde bir mesaj barındırmakta. Kiki'de de aile bağları ve özgürlük,arkadaşlıklar üzerine değinilmiş. Demem o ki yaş farkını gözetmeden izleyin Miyazaki'nin filmlerini.



24 Mart 2017 Cuma

GÜLE GÜLE VİZELER




Ya o kadar mutluyum ki anlatamamm! Sanki mezun olmuşum gibii.


Sonunda bu hafta bitti,bir şekilde geldi geçti vizeler. Bugün Çocuk Hakları ve Koruma dersimizin vizesi vardı. 5 klasik sormuştu. Tabiri caizse kağıdıma döktürdüm kelimelerimii :) 

Vizelerim bitti demek yelkenleri suya indirmek değil. Önümde daha biir sürü önemli sınavlar var. Ama bugün tüm haftanın yorgunluğunu,koşuşturmacasını bir kenara bırakmayı ve güzel bir film seçip izlemeyi düşünüyorum.

Artık yavaş yavaş bahar da yüzünü göstermeye başladı. Fırsatını buldukça gezmelere devam etmeyi de canı gönülden istiyoruum. Çok güzel çiçekler ekmiş Üsküdar Belediyesi. Böyle güzellikleri görünce insanın içi mutlulukla dolup taşıyor.

Şimdiden musmutlu hafta sonları bizimle olsuun !!


22 Mart 2017 Çarşamba

TEBESSÜM



Dün staj çıkışımda çok ilginç bir şey yaşadım. İlginçliğinin yanı sıra yüzümden tebessüm de eksik olmadı hiç. Aklıma geldikçe hala gülümsüyorum😊

Staj yaptığım okuldan son ders ziliyle itibaren,öğrencilerimin -İyi günler Tuğçe Hocam demeleriyle sınıftan ayrıldım. Aslında bakıyorum da sevdim ben lisede öğretmen olmayı. Birkaç hafta sonra girdiğim sınıflarda ders anlatmaya başlayacağım,çok heyecanlı değil mi🙈

Yine konu konuyu açtı. Staj çıkışımda ilginç bir olay demiştim ya hani. Şimdi anlatmaya başlıyorum işte. Okuldan ayrıldım eve geçmek için. Kaldırım kenarında  bir köpek uzanmıştı. Göz göze geldik ve istemsizce - Ne kadar tatlısın sen dedim ve yoluma devam ettim. Birde ne göreyim köpek arkamdan beni takip etmeye başlamış. Yol boyunca yan yana yürüdük. Trafik ışıklarına geldim o da yanımda durdu. Çevredeki insanlar benim köpeğim sanmış olacaklar ki  hepsi bir bana baktılar bir de cici köpeğe😊 Cici dediğime bakmayın kocaman bi şeydi🙊 İlk ışıkları beraber geçtik ve geldik ikincisine. Bu sırada köpek hala benim yanımdaydı -.- Durağa geldik birlikte ve yine yanımdaydı, bende bu sefer cesaretimi topladım elimi uzattım ve sevmeye başladım onu. Hayatımda ikince kez bir köpeğe dokunmuş oldum. O da ben onu sevdikten sonra durağın arka tarafına geçti ve uzandı.


20 Mart 2017 Pazartesi

GÜN BİTERKEN



Sabahleyin nedenini bilmediğim bir baş ağrısıyla uyandım. Sonrasında öğleye kalmadan geçti çok şükür. Bugün dersim yoktu. Evde keyif mi yaptım. Tabi ki hayır! Vize haftam bugünle birlikte start vermiş oldu. İnşallah son vizeleer. Hemen bir sonraki haftaysa formasyon derslerimin vizeleri.
 Zaman sizce de çok çabuk geçmiyor mu?

Bugün kendi okulumun dersleri yoktu dedim amma velakin akşam derslerim vardı😔. Bende saatin yaklaşmasıyla birlikte hazırlandım ve evden çıktım tam o esnada yağmur başladı. Ve eve tekrar girdim şemsiyemi aldım,otobüs durağına yürüdüm böylelikle bana da okul yolu gözükmüş oldu. 

Okula vardığımda vizeler için işlenmiş olan ders notlarını indirmeyi düşündüğüm fotokopiye girdim ve öyle bir yoğunluk telaş olamaz yani. Herkes kendi ders notları için gelmiş.Sakince hallettim işimi ve şu an ders notlarımla baş başayım😂

Ders çalışmam gerek💦.









19 Mart 2017 Pazar

ÜLKE ÜLKE PULLAR #2 GÜNEY AFRİKA



O da ne?? Güney Afrika mı!

Evet, Güney Afrika'dan da bir kartpostalım ve pulum var.

Peki nasıl?

Çoğunlukla kartpostallaşmayı ve mektuplaşmayı yurt dışı ülkelerle yaptım şu zamana kadar. Hatta buna her zaman da diyebilirim. İlk zamanlarda dikkatimi çeken şey ise bunu yapan kişilerin en fazla Asya Ülkeleri'nden olmasıydı. Hiçbir kısıtlama olmadan. Kadın erkek,yaşlısı genci... Haliyle bir süre belli bir kısır döngü içerisindeymişcesine, Çin,Güney Kore,Endonezya gibi ülkelerle kartpostallaşıp durdum.

 Zaman geçtikçe farklı ülkeleri,yeni kültürleri merak etme arayışı içerisine girdim ve bir gün bir Afrikalı kızın da benim gibi kartpostallaştığını gördüm. Şansımı denedim ve ona birbirimize kartpostal gönderme fikrini sordum. O da kabul etti ve sonuç olarak kartpostallarımız birbirine ulaşmıştı. Yalnız çok iyi hatırlıyorum gelmesi en uzuun süren kartpostallardan biriydi. En üzücü yanıysa kartpostalın elime ulaştığında ortadan ikiye katlanmış olduğunu görmek. Yani deforme olma ihtimalleri de yüksek. 

İçerisinde yazmış olduğu yazılar gerçekten çok şaşırtıcı. Yazdığı el yazını anlamak pek mümkün olamasa da -.- Ülkelerinin 11 farklı konuşma diline sahip olduğundan bahsetmiş.




GÜNÜN SÖZÜ




''Ruha manevi gıdalar ver. Olgun düşünüş,ince anlayış ve ruhi gıdalar sun da, gideceği yere güçlü,kuvvetli gitsin! ''

                                                           Hz.Mevlana













18 Mart 2017 Cumartesi

ÜSKÜDAR'IN ŞİRİN SAKİNLERİ #1



 Cumartesi bol güneşle karşıladı bizi!😇
Fırsatınız varsa atın kendinizi dışarıya ve gezmelere başlayın eğer benim gibi vizeleriniz,ödevleriniz yoksa tabii😔

Yeni bir şey yapmaya karar verdim bende bu yazımla birlikte. Pek bi sevdiğim konu olacağa benziyor.

Üsküdar başlı başına çok sevdiğim ve huzur bulduğum bir semt. Tarihi dokusunun yanı sıra beni kendine çeken en önemli şeylerden biri de her sokakta bir sürüsüne rastlayacağınız ve sizden hiç kaçmayan, insan canlısı kedileri. Hemen hemen her esnaf kapısının önüne ya su ya da kedi maması koyar. Ya da bir esnafa girin içeride bir kedinin baş köşede oturma olasılığı çok yüksek. Bu gerçekten güzel bir şey.


Benim de çok istememe rağmen evcil bir kedim olamasa da Üsküdar'da bir sürüsüne sahibim. Bunlardan biri olan Tombik'le tanıştırayım sizii. Okul çıkışımda tanıştık onunla. Bir motosikletin koltuğuna güzelce oturmuş keyif yapıyordu hafif hafif çiseleyen yağmura aldırış etmeden. Yanına gittim. Bi yandan sevgi gösterdim bi yandan da konuştum onunla.  Ardından fark ettim ki oturduğu koltuğun derisinde kendinden izler bırakmış. Patilerindeki tırnaklarını deri koltuğa geçirmiş bizim haylaz tombik.

Mutlu haftasonları!!



17 Mart 2017 Cuma

SADECE KENDİN OL !



Davranışlarına anlam veremediğim insanlar var. Bana göre bu insanların kendi benlikleri yok. 

Kişilik ve karakter mühim diyorum ya hani... Gerçekten de öyle. Yaşın kaç olursa olsun bu iki şey çok MÜHİM.

Bir yerden engelliyorsun ki karşına çıkmasın. Ama ısrarla taklitçiliğe devam ediyor. Yakında burada da karşılaşırız belki ne dersin?? Hatta karşılaşacağız gibi. 


Karakteri oluşmamış insan başkalarının gölgesinden yürüme mecburiyeti mi hissediyor kendinde acaba?

Taklit edilmeyi sevmiyorum -Benliğimin taklit edilmesini- Belki bazı insanlar bu durumdan hoşnut olabilir ama ben buna tahammül edemiyorum. Ve çok zavallı buluyorum. 


BAZI insanlar, neden sadece kendileri olmayı denemiyorlar?

Biraz çaba gösterirsen sende ÖZÜNÜ bulursun belki.

MODERN DÜNYA



Az önce bir yerde karşıma çıkan bir yazıyı ve yaşadığım bir durumu paylaşmak istedim.

Yazı şöyle;

'' Yemeğe çağıran annesine, ''Daha hava kararmadı,birazcık daha oynayabilir miyim?'' diye seslenen çocukların sayısı her geçen gün azalıyor. Sokak aralarında,top sahalarında ya da boş arsalarda ip atlayan,seksek,saklambaç,yakan top oynayan çocuklar yok artık. İnternet cafeleri dolduran çocuklar,en yakınındaki arkadaşıyla bile konuşmadan oyun oynuyor. Televizyon ve internet kablosuyla adeta eve bağlanan küçükler,büyüyünce hem fiziksel hem de ruhsal sorunlar yaşıyor. Dışarıda arkadaşlarıyla oynamadığı için paylaşmayı bilmiyor. İletişim gücünü kaybederek içe kapanık hale geliyor. İnsanlarla diyalogdan yoksun olduğundan bilgisayar oyunlarının kahramanlarını model alıyor. Modern dünya,çocukları toplumdan uzak,merhametsiz,hareketsiz,kendi dünyaları içinde yalnız bireylere dönüştürüyor. ''


Bu yazıdaki tespit birçok yönüyle doğru geldi bana.Sokakta en son oynayanlar, 90'lar kuşağıydık.

Gelelim bugünkü içinde bulunduğum olaya; 

Okuldan eve dönerken otobüste şahit oldum bu duruma. Bir anne iki çocuğuyla bindi otobüse. Oturdular. Bir kızı ve oğlu vardı. Erkek çocuğunun elinde de bir düdük vardı. Yol boyunca düdüğe üfledi durdu. Annesinin tepkisi ise sadece -Çok ses çıkartıyorsun oğlum,oldu. ve daha da bir şey demedi. Sonra başımı çevirdim ve baktım. Çocuk yaşça küçük de değildi.Konuşması iletişimi de normaldi,annesiyle konuşmalarına bakılacak olunursa. Peki ama toplum içinde özellikle bir toplu taşıma aracında düdük çalmak? Annenin çocuğunu güzel bir dille ikaz etmesini bekledim şu şekilde '' Oğlum şu an bir toplu taşıma aracının içerisindeyiz ve yüksek sesle bunu çalman hoş olmuyor,insanlar rahatsız olabilir.''
Ne yazık ki böyle bir ikaz olmadı işte..


Her ne kadar modern dünyanın getirmiş olduğu internet televizyon kısacası teknolojik şeyler denilse de, modern dünyanın etkisi altında olan kişiler bazı anne ve babalardır. 


 

Birpembesever Template by Ipietoon Cute Blog Design