11 Ağustos 2017 Cuma

KIRMIZI PAZARTESİ | OKUDUKLARIM



kırmızı pazartesi


1982'de Nobel Edebiyat Ödülü almış bir kitap. Kitapta yaşanan bir cinayeti konu almış yazar. Ancak işlenen cinayetin gidişatı biraz farklı. Nobel ödülünü hak etmesi de sanırım buradan kaynaklı. Yazar Gabriel Garcia Marquez'in yaşadığı dönemde halkın bilmiş olduğu ancak hiç kimsenin buna engel olmadığı bir cinayet meydana geliyor. Yazar çocukluğunu geçirdiği kasabada meydana gelen cinayeti anılarında kalanlarla bir öykü halinde sunmuş bize kitabında. 


Kitapta çok fazla betimlemeler var. Birden fazla kişilere yer verilmiş. Bu yüzden yabancı isimlerin de epeyce olduğunu söyleyebiliriz. Bazen isimlerin karıştığı oluyor. Halk içerisindeki insanların  işlenecek olan cinayet hakkındaki anılarına da yer veriliyor. Santiago Nasar'ın öleceği bize kitabın ilk bölümünde söylenmiş olsa da kitap gizemini son ana kadar koruyor.  Aslında bu öykü sadece bir cinayetin perde arkası değil,  halkın bu vahşete sessiz kalmasının doğurmuş olduğu sonucu da ele alıyor. Günümüzde de birçok olaya sessiz ve tepkisiz kalmıyor muyuz? Bu öykünün, günümüz insanlarıyla benzerlikler taşıdığını fark etmeme sebep olduğunu söyleyebilirim.

17 yorum:

  1. Çokça okumak istediğim fakat bir türlü okuyamadığım bir kitap bu da :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yerden başlamak gerek Naz. Okuduğuna pişman olmayacağın bir kitap,öneririm. :)

      Sil
  2. Uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir kitap bu. Listemde bekliyor...

    YanıtlaSil
  3. Nedense bu kitaba sıra bir türlü gelemedi bende. Bu yazının gücüyle en kısa zamanda okumayı umuyorum.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah başlarsın en kısa zamanda.. Öykü tadında bir kitap. :)

      Sil
  4. Bu kitabı çok severek ve hayretler içerisinde okumuştum ben:) Cinayetin işlenme süreci ve halkın bu cinayete tepkisiz kalma sürecinden gerçekten etkilenmiştim. Dediğin gibi günümüz insanlarıyla öyle benzerlikler gösteriyor ki :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet,günümüzde de çoğu olaya sessiz ve tepkisiz kalıyoruz ne yazık ki. Kitapta Santiago Nasar'ın körü körüne ölüp gitmesi ise buna bir örnek oluyor.

      Sil
  5. Bu yazar da okumak istediğim yazarlardan yine ama bir türlü başlayamıyorum. :/ Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  6. Yanıtlar
    1. Gerçekten mii? İzlerim onu da bak bilmiyordum.

      Sil
  7. Bu kitaba başladığımı hatırlıyorum ama bitirdim mi bilmiyorum ,çünkü isimler beni çok rahatsız etti ,karıştı gitti 😅 hikaye güzel aslında ama ahh o isimler yordu beni 😩

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biir sürü yabancı isimler var kitapta. Daha ilk bölümde benim kafa karmakarışık olmuştu. -,- İnat ettim okumaya devam ettim ama sonra yerine oturuyor isimler . :')

      Sil
  8. Son kısımdaki yorumunuza kesinlikle katılıyorum. Herkes 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' modunda yaşayıp gidiyor. Kimin başına ne gelmiş kimsenin umurunda değil. Kırmızı Pazartesi benim de sevdiğim ve ilgiyle okuduğum bir kitaptı. Güzel bir yorum olmuş. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim İlkay. Evet sana katılıyorum. İçinde bulunduğumuz durumlara çoktan duyarsız kalmaya başladık bile.. Bu kitap çok güzel bir örnek olabilir duyarsızlaşan insanlara.

      Sil
  9. Ben bu kitaba basladim ama yarida hatta ilk sayfalarda geri biraktim. Nedense sarmadi beni :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk bölüm beni de çok zorladı açıkçası. Bir sürü yabancı isimlerin daha ilk bölümde önümüze sunulması en önemli faktördü. Ama sonraki bölümleri okudukça bir de baktım ki kitap bitmiş. :)

      Sil

 

Birpembesever