14 Aralık 2017 Perşembe

POSTCROSSING | KORE'DEN KARTPOSTAL GELDİ



Busan'dan kartpostalım var.
Kore'nin ikinci büyük şehri oluyormuş Busan. Ve günlük konuşma dillerinde de farklılıklar gözlemlenebiliyor. Aynı bizdeki gibi. Farklı illerde oranın insanlarının kullanmış olduğu şiveler gibi sanırım. Ayrıca Busan'da deniz ürünleriyle yapılan yemekler çok meşhurmuş. 
Zaten Koreliler denizden çıkan her şeyi çok iyi değerlendiriyor, yemekler konusunda.😃

Bahar mevsimini çağrıştıran, çiçeklerin olduğu kartpostal manzarası Kuzey Gyeongsang iline aitmiş. Burada çok önemli bir tarihi eser de yer alıyormuş.  

Bu tarihi yapıtın ismi Gyeongju. Burası yapıldığı dönemde çok nüfuslu bir şehir olmasına rağmen günümüzde ise küçük bir şehir durumuna gelmiştir. İçerisinde bir sürü müze ve doğal parklar yer alıyormuş. Bu alanı gezmek için bir yarım gün yeterli sanırım. Çünkü, renkler, manzaralar, tarihi yapıtlar harika!


Ve, bir kartpostallaşma serüvenim daha sonuna geldik. 



13 Aralık 2017 Çarşamba

ÇEKİLİŞİ KAZANANLAR



Kasım ayında bir çekiliş düzenlemiştim. 
Sevgili okurlarım da buna ortak oldular. Katılmak isteyenler yorum bırakmışlardı. Bu çekilişle sizlere Koreli arkadaşımdan gelen abur cuburları gönderecektim. Üstelik dahası da vardı. Çekilişi kazanan bir değil iki talihli olacaktı, oldu da! 😊



Göndereceğim abur cuburları eşit olacak şekilde iki kategoriye ayırmıştım. Mektuplaşmayı sevince, arkadaşlarımdan gelen ürünleri sizlerle de bu çekiliş aracılığı ile paylaşmayı istedim. Çünkü inanıyorum ki, bir insanın mutluluğu da paylaştıkça çoğalıyor. Gelelim çekilişi kazanan talihlilerin isimlerini açıklamaya.

Bloglarını severek okuduğum HER TELDEN ŞEF ve ESSEVE RIN'i tebrik ediyorum. 😊

Bana mail üzerinden ulaşmalarını rica ediyorum.
 Başka bir çekilişte daha görüşeceğiz yakında! 🙋

12 Aralık 2017 Salı

SOMEONE NOTICEABLE




10 Bölümden oluşan mini bir dizi. 
Yi An, çalıştığı bir televizyon kanalının eğlence programında yönetmendir. Bir akşam eski erkek arkadaşı Yi An'a mesaj yazarken araba çarpması sonucu ağır yaralanır. Ve adam ölmeden önce de telefonunu Yi An'a teslim etmelerini ister. 

Yi An, bu aniden gelen ölüm haberiyle başa çıkmaya çalışırken, erkek arkadaşının ona neden cep telefonunu bırakmış olduğunu sorgular. Telefonun bir şifresi vardır. Bu şifreyi onunla geçirdiği anıları hatırlayarak özel günlerin tarihlerini deneyecektir ekran kilidini açmak için. Amacı ise telefonda ne gibi bir şeyin onu beklediğini öğrenmek istemesidir. Çünkü erkek karakter Yi An'a son mesajını yazdığı esnada araba çarpması sonucu ölür. Böylelikle o mesaj Yi An'a ulaşamaz. 

 Her bölümde bir şifre deneyecek kadın karakter. Her seferinde de anılarında kaybolup gidecektir. Dizide, geçmiş ile bugün arasında yapılan geçişler çok güzel yansıtılmış. Hemen bir anda biten bir dizi. 



11 Aralık 2017 Pazartesi

GÜNEŞİ UYANDIRALIM




'' Seninki, Zeze, hüzünlü bir güneş. Yağmur yerine gözyaşlarıyla çevrili bir güneş. Olanca yeteneğini ve gücünü keşfetmemiş bir güneş. Senin tüm anılarını henüz güzelleştirmemiş bir güneş.Küçük bir parça da mızmız bir güneş.''

Şeker Portakalı kitabının ikincisi olan Güneşi Uyandıralım'da küçük Zeze büyümüş, orta okul çağına gelmiş biri olarak çıkıyor karşımıza.

Zeze'nin bitmek bilmeyen hayallerine, hüzünlerine, umutlarına bu kitabında da yer vermiş Yazar Jose Mauro De Vasconcelos. Masum, bir o kadar da sevgi dolu Zeze ilk kitapta yer verilen Şeker Portakalını hep yüreğinde taşıdığı gibi en iyi dostu bellemişti. Ancak bu eserde Zeze'nin yüreğinde taşıdığı ve onunla iç sesiyle konuştuğu bir kurbağası vardır artık. 



Zengin bir aile Zeze'yi evlat edinir. Bu aile tarafından iyi eğitimli ve geleceği parlak olan bir çocuk olarak yetiştirilmek istenir. Ama unutulmamalıdır ki Zeze de bir çocuktur. Planlı programlı bir hayatın önüne sunulmasından o da bir gün sıkılıp bunalacaktır. İşte bu yüzden yüreğinde beslediği bir kurbağası vardır. Bu kurbağa ile konuşur onunla dertleşir. Bir nevi hayali arkadaşıdır hiç yüreğinden ayırmadığı...

Bu eserde Zeze'nin kimi zaman mutlu kimi zaman üzüntülü yaşamına değiniliyor. Zannımca Yazar, yine Zeze üzerinden kendi yaşadıklarını dile getiriyor bizlere. 


'' Daha da büyük olan bir başkasından söz etmek istiyorum. Yüreğimizde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. ''

10 Aralık 2017 Pazar

A SILENT VOICE




Dilsiz bir kızla ona zorbalık yapan bir genç çocuğun hikayesini konu alan bir film.
Ishida Shouya ve bu kız çocukken aynı sınıfta eğitim görmektedirler. Bir gün Nismihiya, kaynaştırma öğrencisi olarak bu sınıfa öğrenci olarak gelir. Yalnız, Shouya'dan göreceği baskı ve kötü davranışlardan da habersizdir. 

Nismihiya bir defter yardımıyla arkadaşlarıyla iletişim kurmak ister. Ama arkadaşları onu anlayıp empati kurmak yerine daha da dışlarlar. Tüm bunlara rağmen Nismihiya, sınıf arkadaşlarının hepsini sever ve iletişim kurmaya çalışır. Bu kötü muameleleri başlatan Shouya bunlara sebep olmuştur.



Nismihiya, bu sebeple okulunu değiştirir. Aradan yıllar geçer ve karakterler büyür. Shouya'nın aklının bir köşesinde zorbalıklarına maruz kalan Nismihiya hep vardır. Vicdanı rahat değildir. Üstelik şimdiki sınıf arkadaşları onu dışlamaktadır. Nismihiya'nın nasıl hissettiğini ve ne kadar üzüldüğünü şimdi daha iyi anlamıştır. Bu yüzden Shouya, onun izini sürer ve onu bulur.

Nismihiya ve Shouya eskisi gibi olmayan güzel bir arkadaşlığın temelini atacaklardır. Shouya, Nismihiya'yı düşündüğü süreçte işaret dilini bile öğrenir. Nismihiya ve Shouya'nın hikayesini göreceksiniz.



9 Aralık 2017 Cumartesi

EYÜP SULTAN ve PİERRE LOTİ TEPESİ



Son güneşli günlerse eğer, İstanbul'un sokaklarında gezmeye devam ediyoruz.

İstanbul'da olanlar Eyüp ilçesinin özel bir maneviyata sahip olduğunu, burda bulunan Eyüp Sultan Camii'si'nden bilirler. Eyüp'e gittiğinizde özellikle bu Camii'nin yer aldığı geniş avluda çok fazla yaşlı amcalarımızı, teyzelerimizi ve elbette ki turistleri görmeniz mümkün. Eyüp Sultan Camiisi, İstanbul'un fethinden hemen sonra inşa ediliyor ve padişahların kılıç kuşandığı yer olarak da bilinmekte.





  Burdan sonra ikinci ziyaret ettiğimiz yer Pierre Loti Tepesi oluyor. Gitmek istediğim yerler arasında yer alan Pierre Loti'den İstanbul'a bakmayı çok istiyordum ve nihayetinde isteğim gerçekleşti.

Bu tepe, ismini İstanbul'a gelen ve buraya yerleşen bir Fransız Yazar'dan alıyor. 
Pierre Loti, Eyüp'ün en tepesinde yer alan bir konuma sahip. Ve tepenin eteklerinde ise büyük bir mezarlık bulunuyor  Bu tepeye iki şekilde çıkabilirsiniz. Ya mezarlığın içinden dik yokuşlar eşliğinde yolu takip edeceksiniz ya da teleferik ile tepeye varacaksınız. 


Biz tepeye çıkışımızı teleferikten yana tercih ederek oraya ulaştık. Teleferik ücreti olarak da otobüslerde kullandığımız akbilleri turnikede basmamız isteniyor. 



Pierre Loti'de niyetimiz bir çay içmekti ama çoğunluğu turistlerin olduğu masalarda ne yazık ki oturacak yer bulamadık kendimize ve biz de manzarayı seyre koyulduk, sohbet ettik, resimler çekindik.






Dönüş yolunda ise mezarlığın içerisinden yürümeyi tercih ettik. Bu mezarlıkta Necip Fazıl Kısakürek'in kabrinin olduğunu duyduk ve orayı da görelim dedik. 



O kadar eski mezarlar vardı ki, görünce acaba ne hayatlar gelip geçmiştir düşüncesinden alıkoyamadım kendimi. Mezarlar boyunca duvarlara öğüt verici nitelikte yazılar da yazılmıştı. Bunları da okuya okuya indik.




Son olarak aşağıya doğru inerken bir mezar taşı dikkatimi çekti. Üzerinde yazanı okuduktan sonra  gözlerim yaşardı ve derin düşüncelere daldım. İşte o mezar taşında yazanlar...



Dilerim, İstanbul'daki Eyüp semtini bu yazımla birlikte gezmiş kadar hissetmişsindir kendini.
O halde; 
daha çok gezelim,görelim,öğrenelim! 😊

8 Aralık 2017 Cuma

BEKLENEN GELDİİ



Mektup arkadaşımdan gelenler

Günlerdir beklediğim, yolunu gözlediğim canım mektup arkadaşımın paketi nihayet elime ulaştı.
Hediyesinin yanı sıra her doğum günümde özenerek yazdığı bu doğum günü kartları çok hoşuma gidiyor. Sonuç olarak bu güzel anıları hatırlamak istediğimde yazıya dökülmüş saf, temiz, masum duyguları okumak beni en çok mutlu eden kısım oluyor. 

Farklı kıtalardan bir sürü arkadaşım oldu. Ama Malezyalı arkadaşımın yeri bambaşka ben de. Bir kız kardeş gibi. Zaten birbirimize hitap edişimiz de bu şekilde. Sahip olduğum en iyi dostlarımdan bir tanesi Nana. Yine tüm samimiyetiyle duygularını dökmüş kağıda. Bana da bu hoş hatırayı korumak ve saklamak düşer. Böylelikle bir doğum günü kartı daha mektup kutumda yerini alır. 💜

Huzurlu akşamlarınız olsun! 😊



6 Aralık 2017 Çarşamba

BAŞKA BİR GEZEGENE GİDİYORUZ




Bugün ehliyetime kavuşmak için İlçe Emniyet'in yolunu tuttum. Onun öncesinde birkaç yere o parayı yatır bu parayı yatır derken kursa verdiğinizin dışında bir hayli masraf çıktı. Baya baya külfetli olmaya başlamış ehliyet alma işi. Almayanlar elinizi çabuk tutun derim. Duyduğuma göre 2018'de fiyatlar da artacakmış.

Geçici ehliyetimi aldım. Ptt ile iki haftaya gelirmiş ehliyetim. Pek inanasım yok iki haftada geleceğine ama bakalım. Yine de gönlümü ferah tutacağım.😇

Bir de yılın ilk kar'ı bugün düştü buraya. 💙 Sabah evden ayrılmadan önce bembeyazdı etraf ama öğleye kalmadan eridi tabi ki.💦 



Sana demiş miydim? Kız kardeşim de geleceğin öğretmen adayı. Abla kardeş böyle eğitimci olmaktan gidiyoruz.😊 Şu sıralar bir sürü ödevlerle meşgul. Onu gördükçe kendi öğrencilik zamanlarımı hatırlıyorum. Ödevlerinden bir tanesi de şöyle: '' Dünya artık yaşanacak bir gezegen olmaktan çıktı ve siz de buradaki insanları tasarlamış olduğunuz bir araçla başka bir gezegene hayatlarına devam etmeleri için götüreceksiniz''.  

Kısacası bir maket ödevi. İzlediğimiz birkaç bilimkurgu filmlerinden de yararlandık fikirlerimizi kağıda dökerken. 

Senin de aklında oluşan fikirler olduysa eğer paylaşırsan çok memnun olurum. 
Kal sağlıcakla! 


5 Aralık 2017 Salı

10 ARALIK İÇİN HATIRLATMA



Blogumda ikinci çekilişimi yaklaşık bir ay önce başlatmıştım. 
O bir ay ne kadar çabuk geçti değil mi?
Tıpkı geçen diğer aylar gibi. Zaman, çok çabuk ve hızlı geçiyorsun.👽

Bu çekilişimde senin için Koreli mektup arkadaşımdan bana gelen abur cuburları ayırmıştım. Bir önceki, kırtasiye ağırlıklıydı bu da böyle olsun dedim. Ve unutmadan bu çekilişin iki kazananı olacak.



Detayları okuman için bu yazıma bekliyorum seni. 😊

4 Aralık 2017 Pazartesi

28 GÜN OLDU AMA HALA GELMEDİ


Sağanak yağışla başladık haftaya.
 İstanbul'da salı ya da çarşamba günü kar yağışı gözlemlenebilirmiş. En sevdiğim mevsimde kar yağışını erken göreceğiz bu gidişle sanırım.💙 
Bugün hava buzz. Sizin oralarda durumlar nasıl? Kar yağışını gören var mıı?⛄



Şimdi gelelim attığım başlığın konusuna.. Duygularım karmakarışık. Ağlasam mı kızsam mı bilemedim.
 Doğum günümde Malezyalı arkadaşım bir hediye göndermiş. Ben de yeni haberdar oldum bundan.  Normalde 20 günü aşmadan gelen paketlerim şu günlerde süresini haylice aşar oldu. Hal böyle olunca endişeye kapılmamak elde değil. 


Şu ana dek gelen tüm mektuplarım Ptt aracılığı ile geliyordu. Tabii gelmeyen, kaybolan biir sürü mektuplarım da oldu Ptt sayesinde. Forum sitelerine girip bir bakınca sorunun bizdeki alım-dağıtım kısmından kaynaklı olduğunu görüyorum. Ki bana kalırsa da bu öyle. Bizde mektuba, kartpostala kısacası kargonun ya da paketin taşınmasına ulaştırılmasına önem verilmiyor. Ulaşmış ulaşmamış onlar için hiç sorun teşkil etmiyor bu. Elimde barkod numarası olmasına rağmen kimse bir şey yapamıyor. Nasıl bir posta sistemiyse artık..

3 Aralık 2017 Pazar

CHICAGO TYPEWRITER








1930'lu yıllarda Japon istilası altında olan Güney Kore'de hayat süren üç karakteri ele alan çok mu çok güzel bir dizimiz olur kendileri. Bu kişiler reenkarnasyon sonucu 2017 yılında farklı kimliklerle yaşarlar. Yani dizi 2017 yılında geçiyor ve ara sıra geçmişten flashback'lere de yer veriliyor. 

Kitapları çok satan, eşsiz kalemiyle tanınan ve bir yazarı canlandıran Yoo Ah In, kitabının tanıtımını yapmak için bir gün Chicago'ya gider. İşte her şey bundan sonra başlar. İmza gününün gerçekleşeceği cafede, köşede duran eski bir daktilo dikkatini çeker ve ona yönelir. Cafe sahibi de daktiloyu yazarımıza hediye eder ve Kore'ye gönderir. 

Getir götür işleriyle meşgul olan başroldeki kadın, bu daktiloyu yazarımıza teslim edecektir. Aynı zamanda bu kadın, yazarımızın büyük bir fanıdır. Bu ikisinin karşılaşmasıyla esrarengiz olaylar başlar. Yazar rolündeki Yoo Ah In, ufak çaplı sorunlar yaşar ve yeni şeyler üretemez. Haliyle yazamayacak duruma gelir. Şirketi bu durumu fark eder. Bundan dolayı Yoo Ah In için hayalet yazar tutmak isterler. 

Farklı bir dizi. Senaristin bol bol kitap okuduğunu ve beğendiği alıntılarına da Yazar rolündeki karakterimizle bize sunduğunu görüyoruz. İlk bölümü ile sizi tesiri altında bırakacak. 

1 Aralık 2017 Cuma

DÜNYAYI GEZMİŞ KADAR OLDUM



Hatırlar mısın?
Hani ilk kez mektup arkadaşımız İstanbul'a gelmişti bu yıl. Hayatımda bir ilkti bu benim için. 
Mektuplarla konuştuğum, çok şey paylaştığım o insan benim ülkeme, yaşadığım şehre ziyarete gelmişti. Çok da eğlenmiştik o gün. Birbirimizi anlayamadığımız anlar olsa da beden dilimizle, bakışlarımızla hatta mimiklerimizle anlaşır bulmuştuk kendimizi. İstanbul'u çok sevmişlerdi. Güzel İstanbul'u kim sevmedi ki...



İşte o arkadaşım, dünyayı gezmeyi çok seviyor. O yüzden de uğramıştı buraya. Sayısını bilmediğim kadar ülke geziyor. Gezme kültürü edinmiş. Eşini,çocuklarını ülkesinde bırakıp kendi kız arkadaşlarıyla kız kıza geziyorlar. Tabii bazen ailesi ile de seyehatler yaptığı da oluyormuş. Gittiği, gezip gördüğü yerlerden ufak hatıralar biriktirmeyi sevenlerden, benim gibi. Öyle ki birkaç ülkeye ait ufak objelerin olduğu bir paket göndermiş. O ülkeleri henüz gezemesem de baktıkça hikayeleri canlanıyor gözlerimde. Brüksel'den ve Belçika'dan magnetler, Tayland gezisine ait fil objeli anahtarlıklar kalemlikler, Endonezya ve Singapur'a ait birkaç magnet. 

Mektup arkadaşlarım sayesinde dünyayı gezmiş kadar oldum aslında. Evet, çok şey de öğrendim. Ülkeler ve onların kültürleri hakkında. Şöyle ardıma dönüp bakınca çok güzel arkadaşlar biriktirmişim mektuplaşmak vesilesi ile. 


30 Kasım 2017 Perşembe

FACEBOOK'A Bİ HALLER OLUYOR?





Blogum dışında sahip olduğum diğer sosyal medya hesaplarımda çok aktif olduğum söylenemez. Bu yüzdendir ki (sanıyorum) Facebook hesabımı kapatmış. Neye kime göre bilmiyorum. Tek bildiğim hesabıma girdiğimde hesabımın facebook tarafından kapatıldığına dair yazı görmem. Aslında diğer hesaplarımı da blogum için açmıştım. Yazdığım yazıları orada da paylaşayım diye. Facebook'a n'olduysa artık sayfamı hangi koşullarına uygun görmediyse kapatmış sayfamı. Çok da aktif olduğumu söylemesem de arada yazı paylaşmaya giriyordum sayfama.

Aklımda dondurma düşüncesi varken facebook, benden önce davranmış oldu. 😆🙈

29 Kasım 2017 Çarşamba

POSTCROSSING | KALIMANTAN'DAN GELEN KARTPOSTAL




Sen de benim gibi ilk defa mı duyuyorsun Kalimantan'ı? Öyleyse biraz bilgi topladım bu yer hakkında. Endonezya'nın Borneo Adası'nda yer alan dört ilden sadece biriymiş Kalimantan. Çokça turist akınına maruz kalıyormuş. 
Endonezya'dan bir kartpostal geldi. Ancak gönderen kişi Kalimantan'da yaşamıyor. Başkent Jakarta'da oturuyormuş. Kalimantan'dan da bahsetmeyi ihmal etmemiş arkadaşımız.

Bir sürü lezzetli yemekleri olduğuna değinmiş. Zannımca bu yemekler deniz ürünleri ağırlıklı. Hem bir adada yer alması hem de Asya ülkelerinden biri olması aklıma nedense bunu getirdi. Taze taze deniz mahsullerinin olduğuna eminim. 😏 Şahsen birkaç balık türü dışında diğer deniz ürünleri ile pek aram yok. Hatta bir anımı anlatayım size. Birkaç yıl önce kardeşimin Koreli mektup arkadaşı yememiz için kurutulmuş yosun göndermişti. Hani dizilerinde filmlerinde iştahla pirinçlere sarıp yiyorlar ya.. Ne kadar lezzetli olabilir ki dedik ve paketi açmamızla bir daha yüzüne bakmadık resmen. 🙈 

Kartpostalın üzerinde de çok tercih edilen yemeklere yer verilmiş sanırım.. Pekii,senin favorin hangisi? 😊

28 Kasım 2017 Salı

VOICE




Moo Jin Hyuk, dizide çok ünlü bir polis memurunu canlandırmaktadır. Karşılaştığı cinayet vakalarını hızlı ve kıvrak zekasıyla çözüp açıklığa kavuşturması çevresinde tanınmasına da vesile olmuştur. Bir gece yine olay yerine gitmekte olan polis memuru ve ekibi suçluyu yakalarlar, ardından bir kutlama yemeğine giderler. O esnada hayatını değiştirecek bir telefon alır ve karısının sokak ortasında cinayete kurban gittiğini öğrenir. 

Polisin eşi cinayete kurban gitmeden önce acil yardım hattını arar ve orada onun telefonuna cevap veren Kang Kwon Joo ile son telefon konuşmasını yapar. Kang Kwon Joo, polis akademisinden yüksek bir puanla mezun olan ve çocukluğunda geçici bir görme kaybı yaşayan bu yüzden de diğer insanlara göre sesleri iyi ayırt edebilen birisidir. Aynı gecede polisin eşini öldüren katilin sesini işiten de bu başroldeki kadın polisimiz olur. Seri katil o gece iki cinayet birden işler. Başroldeki kadının babası da olayların içinde bir şekilde olur ve katille karşı karşıya geldiği için katil onu da öldürür. Başroldeki polisler seri katilin peşine düşecekler ancak dizide işlenen peşi sıra inanılmaz diyeceğiniz cinayetlerin bazılarının bir şekilde aranan ser katil ile bağlantısı olacak.

Bu dizi ile geç karşılaştım. Kadro mükemmel. Senarist çok iyi kurgulamış diziyi. Ürperten kısmı ise yaşanan tüm cinayetlerin gerçek olaylardan esinlenmiş olması. Dizinin en başında da belirtiliyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir dizi. Senarist ve yönetmen izleyiciye zaman zaman ters köşe de yaptırıyor. Aksiyon,dram ve gerilim dolu bir dizi. Dövüş sahneleri de çok gerçekçi ve iyi.

27 Kasım 2017 Pazartesi

TEBESSÜM ETTİREN ŞEYLER





Birkaç halletmem gereken işlerim vardı bugün. O yüzden önce Sgk'ya sonra da İşkur'a gitmem gerekti. İşlerim de hep rast gitti çok şükür. Haftaya güzel başladım. Benim güleryüzlü, anlayışlı ve sakin olmamla birlikte karşıma çıkan insanlar da benim gibiydi bugün. Yani işler ters gitse de bazen soğukkanlı olmak, anlayışlı ve sakin kalabilmek karşımızdaki insanların davranışlarını da etkiliyor bir şekilde.

Bildiğiniz gibi birkaç gün öncesinde Öğretmenler Günü vardı. O gün neşeli heyecanlı bir gün olsa da birazcık buruk geçmişti benim için. Erkek kardeşim bana sürpriz yapacakmış. Okul çıkışı bir çiçekçiden çiçek yaptırıp bana verecekmiş. İlk Öğretmenler Günümü en az benim kadar o da önemsemiş iyi kalbiyle. Lakin gelin görün ki yanında götürdüğü parası okulda çalınmış. Eve gelip sarılınca bana bir yandan da anlattı olanları. İçimde bir burukluk hissetsem de ''Cana gelmesin de malına gelsin ablacığım,üzülme sakın'' dedim ve geçti o gün öyle. 

Bugün eve geldiğinde okuldan bir buket çiçek almış bana. Nasıl mutlu oldum.💜
Güzel geçen bir haftan olsun! Kal sağlıcakla.. 

25 Kasım 2017 Cumartesi

BALAT ve FENER RUM LİSESİ




Cumartesi bize güneşli yüzünü gösterdiyse eğer biz de bu fırsatı değerlendirip gezmelere çıkalım dedik. Malum İstanbul gibi kocaman, tarih dolu bir şehirde yaşıyorsam gezecek yer çok demektir.

İlk uğradığımız yer rengarenk evlerle, bana  eskilerdeki mahalle kültürünü anlatan, kokusuyla, renkleriyle, insanıyla, simitçi amcasıyla,  peşinizden ayrılmayan çeşit çeşit kedisiyle, dik aynı zamanda uzun ve bitmek bilmeyen dar yokuşlarıyla Balat oldu. Balat Mahallesi baya meşhur olmuş durumda. Bizim gibi gezmeyi seven bir sürü insanla karşılaştık. E tabi ilk başlarda biraz birbirinden farklı rengarenk evleri bulmakta zorlansakta mahalleliye sora sora ordan burdan öğrene öğrene bulduk.



Çok güzeldi Balat. Her şeyiyle samimi, içten ve yakındı. Yaşlı bir simitçi amca ile karşılaştık. Ona da sormuştuk ''Şu rengarenk evlere nereden gidebiliriz?'' diye ve sağolsun bize yolu tarif etmişti. Bir sokakta biz fotoğraflar çekip gezinirken çıkıverdi karşımıza. Gür sesiyle ''simiittçiiii'' diye inletti sokağı. Yanımıza geldi ve simit almamızı istedi ondan. Biz de amcadan simitlerimizi aldık ve bismillah diyerek ilk siftahını açmış oldu. 



Balat'ta bulunan ve sıkça ziyaret edilen bir diğer yer ise Fener Rum Lisesi. Kırmızı mektep veya Mekteb-i  Kebir olarak da anılıyormuş bu yer. Fransa'dan getirilen kırmızı tuğlalar ile inşa edilmiş. Söylentilere göre kuşbakışı görüntüsüyle okul, bir kartalı andırıyormuş. Biz dışına hayran hayran bakarken kim bilir içi nasıldır diye de düşünmeden edemedik. 


Demem o ki, çok güzel anılar biriktirdim yine. Birçok tebessüm ile.. 


24 Kasım 2017 Cuma

BENİM GÜNÜM





Bugünü özel kılan, benim günüm olması. İki ay kadar öğretmenlik deneyimim olsa da ilerleyen zamanlarda kaldığım yerden devam edeceğim meslek hayatıma. Çalıştığım zaman anladım ki ben doğru mesleği tercih etmişim. Olduğum yerde, çocuklarım sayesinde mutlu iki ay geçirdim. Benim onlara öğrettiklerim kadar onlar da bana çok şey kattı. Ne kadar saf, altın kalpli, sevgi dolu olduklarını gördüm. Bazen onların oyunlarını seyrettim. Bazen rehber oldum, yol gösterdim. Bazense beraber oyunlar oynadık. Öğrencilerimin şaşırıp bana ''anne'' dedikleri bile oldu öğretmenim demek yerine. Küçükken benim de bazen dilimin sürçmesi ile öğretmenime baba demem gibi.

Öğretmenlik, bambaşka bir meslek. İyi ki bir öğretmenim!

Öğretmenler günüm kutlu olsun! 😊

20 Kasım 2017 Pazartesi

KARDELEN



Haftanın ilk gününe yağmurlu hava ile başladık. Bir ara fırtına da koptu dışarıda. Buna rağmen bugün sürücü kursuma ehliyet için belgelerimi almaya gittim. Böylelikle bir hayalimi de gerçekleştirmiş oldum. 😊



Yoğun tempolu bir hafta olacağa benziyor. Yapmam gereken o kadar çook şey var kii. Okuluma gidip diplomamı almalıyım, ehliyet için gerekli yerlere başvurmalıyım ve mektup arkadaşlarıma cevap sırası bende olduğu için mektup göndermeliyim.😍

Bu arada mektuplaştığım bir arkadaşım çiçekleri çok seviyor. Ona kardelen çiçeği tohumları göndermeyi düşünüyorum. Kardelen çiçeği sizce de çok zarif değil mi? Özellikle kışın soğukluğuna rağmen toprağın altından gün yüzüne tüm ihtişamıyla çıkacak yer bulması benzersiz kılıyor bu çiçeği. Tohumunu bulabilirsem eğer güzel bir hediye olacak bu çiçek. Tam da kış mevsimine yaklaşıyorken..💙

19 Kasım 2017 Pazar

SONBAHARIN SON GÜNLERİ


Bir pazar akşamından merhabalar!

İstanbul'un kalabalığından kaçıp küçük bir dede ziyareti yaptık bugün. Biraz da doğayla baş başa bir gün geçirdik. Böyle yeşil turuncu sarı yapraklı ağaçları, masmavi gökyüzünü bir arada görünce telefonu elimden düşürmüyorum. Şurayı da fotoğraflayayım burayı da derken bir de bakıyorum ki galerimde biir sürü fotoğraf birikmiş. 

Bahçemize gitmeyeli çokça kedi uğrar olmuş. Kömür dışında. Evet size Kömürü de önceden göstermiştim. Yine göstereyim. Güzel gözleriyle gün batımına karşı kadrajıma poz vermeyi de ihmal etmedi Kömür'üm. 💜



Bu minik mantarcıkları fotoğraflarken aklıma Şirinler geldi. Çocukken ne çok izlerdim Şirinleri. Hatta bir resmim bile var onları izlerken. 😏


Yaban Mersini'ne benzettiğim ama adını bilmediğim bir bitkiyi de çekmeyi ihmal etmedim tabii ki.🙈



Doğa ile iç içe olmayı çok seviyorum. İnsana huzur, mutluluk ve pozitif enerji veriyor. Sonbahar bitmeden daha çok gezmem gerekk. 😇

Sağlıcakla kal ve gülümsemeyi bırakmaa! 💚

18 Kasım 2017 Cumartesi

BEATEVO YG



Bilgisayar oyunlarını çocukluğumdan beri çok severim. Max Payne, Tomb Raider, Need for Speed ve daha nicesi ellerimden geçmiştir. 😃 Yaş ilerledikçe oyun oynama konusunda biraz durgunlaştım sanırım. 
Akıllı telefonlarımıza indirdiğimiz uygulamalar arasında oyunlar kategorisi de oluyor. Aslında bir oyun bağımlısı olduğumu söyleyemem ama benim de telefonumda bir iki tane oyun bulunuyor. Aklıma estikçe bakıyorum. Bunlardan göstermek istediğim bir oyun var ki iki gündür müptelası olmuş durumdayım. 

Beatevo Yg.

YG Kore'de kendi çapında bir müzik şirketi oluyor. Dünya'ya tanıttığı Psy, G-dragon gibi çok ünlü şarkıcıları bünyesinde barındırıyor. Bu oyun uygulamasıyla bir nevi şirketindeki şarkıcıların müziklerini tanıttığını söylemek mümkün oluyor.  Bu oyun bana biraz piano tiles uygulamasını çağrıştırdı. 


Kız kardeşimin tavsiyesi ile ben de karşılaşmış oldum bu uygulama ile. Kore müzik  severlere tavsiye ediyorum bu uygulamayı. 
 Mutlulukla ve sağlıcakla kal! 💜

17 Kasım 2017 Cuma

LIFE RISKING ROMANCE





Şimdi sana izlerken çok güleceğin bol kahkahalı bir film önereceğim. Secret Garden dizisini izleyenler oradaki başrol oyuncusu olan Ha Ji Won'u bu filmde de başrol olarak göreceklerdir. Filmde romantik komedi ve yer yer aksiyon sahnelerine de yer veriliyor.

Ha Ji Won, bir gizem romanı yazarı olarak karşımıza çıkıyor. Hayali ülke çapında tanınmış bir yazar olmak olan Ji Won'un en yakın arkadaşı da polistir. Bu ikili sizi çok güldürecek. Filmde korku sahneleri komedi ile harmanlanıp önümüze sunuluyor. Açıkçası böyle olması da filmi izlenir kılmış. Ji Won'un yaşadığı şehirde esrarengiz kadın cinayetleri meydana gelmektedir. Ha Ji Won ve polis arkadaşı seri katili bulma konusunda kararlıdırlar. Çünkü yazarımız Ji Won için de güzel bir gizem romanı konusu olma niteliği taşımakta. Filmde beklenmedik sürprizlere de yer veriliyor. Seri katil acaba kim?

İzlemesi çok keyifli bir filmdi benim için. Hiç tereddüt etmeden listene ekle bu filmi derim. 

16 Kasım 2017 Perşembe

PLANNER SAYFALARI





Hava çok sert ve rüzgarlıydı bugün. Duyduğuma göre kış erken uğrayacakmış. Bu haber de kışı seven birpemsever için çok güzeel demek. 💙

Bir planner yapmaya koyulmuştum. Yapacağım işleri, uğraşları, unutmamam gerekenleri not aldığım bir ajanda. Çok da keyifli gidiyor yapım aşaması şimdilik. Bu aralar nedense biraz unutkanım. O yüzden tam isabetli oldu bu planner benim için. 

Çizdiklerim arasında okumak istediğim kitaplar ve okuduklarım ayrıca izlemek istediğim filmler ve yine yakın zamanda izlediklerimi eklediğim bir sayfaya da yer verdim ajandamda. Umarım yapmak isteyenlere iyi bir fikir olur çizdiklerim. Bugünlük bu kadar. 💜


15 Kasım 2017 Çarşamba

KİRAZ ÇİÇEKLERİ





Sakuralar.
Diğer adıyla kiraz çiçekleri. Görünüşleri ile sizi farklı bir atmosfere sokan zarif bir o kadar da narin çiçekler. Kiraz çiçeklerini asya dizilerinde filmlerinde sık sık görürüz. Özellikle Japon animelerine baya bir konu olmuştur bu pembe çiçekler. 🌺

İstanbul'da da var bu kiraz çiçeklerinden. Diğer kiraz ağaçlarından ayırt edici özelliği ise bahar gelince çiçeklerinin açması ama meyve vermemesi oluyor. Sakuralar bir bakımdan baharı müjdelerken, rüzgar değen dallarına tutunamayıp ahenkli bir şekilde yere savrulan kiraz çiçekleri ölümü de çağrıştıyor. Ben çok güzel kokulu beklerken sakuraları kokusuz olmaları çok şaşırtmıştı beni. İstanbul'da görebileceğiniz iki yer var. Biri Balta Limanı Japon Bahçesi. Diğeriyse Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. Mart/Nisan ayında gitmenizi tavsiye ederim.😊

14 Kasım 2017 Salı

ÇANTAMI ALIP GİDESİM VAR


Şu aralar kafamda bir sürü çılgınca fikir var. Sırt çantama beni birkaç ay idare edecek eşyalarımı alıp, Türkiye'nin illerini diyar diyar gezmek gibi. Tabii çantamda gezi defterim de olacak. Gittiğim yerleri, tattığım lezzetleri, tanıştığım iyi insanları yazacağım oraya. Belki birkaç resim de çizerim. 


Oldum olası gezmeyi çok sevmişimdir. Ben gezerken ben olmaktan çıkıp farklı bir boyutta hissediyorum kendimi. Buram buram tarih kokan bir yere gittiğimde zihnimde canlanıyor o dönem. Hayaller kuruyorum kafamda. Sanki o dönemde yaşıyorcasına. Gezerken, gezdiğin yerin geçmişini de bileceksin. Öyle boş boş bakmak, fotoğraflar çekmek tat vermiyor insana. Ardında saklı kalan hikayeleri, efsaneleri, gerçekleri bilen birini alırım yanıma gezeceğim zaman. Ya da mekana girer girmez broşür arar gözlerim. Bir yandan broşüre bakar diğer yandan da anın keyfini çıkartırım. 



Dünya turu isteğimi ikinci plana atıp Türkiye turu ile başlayacağım bu gezi serüvenime sanırım. Küçük bir Ankara ziyaretim olmuştu öğrenciyken. Sonraa termometrenin -4'ü gösterdiği Bolu'da unutulmaz bir günübirlik gezi yaşamıştım. İliklerimize kadar soğuğu hissetmiştik o gün. 🙊 Bir gün de Balıkesir'e düşmüştü yolumuz. Hoş bir gezi olmuştu. Bursa, anne memleketi olunca her yıl gidiyorum oraya. 😊  Mesela bir karadeniz turu yapmak istiyorum. Sonra Çanakkale'ye gitmek. Şanlıurfa ve Gaziantep taraflarına da uğramak... Kısacası köşe bucak gezmek istiyorum. 🙈

13 Kasım 2017 Pazartesi

PLANNER YAPIYORUM




Yapmayı çok istediğim ama bir türlü yapım aşamasına başlayamadığım ilk planner sayfamla merhaba demek istiyorum sana. 🍁  Peki gelelim nedir bu planner denen şey?


Öncelikle plannerlar: günlük, haftalık ya da aylık olarak sizin planlarınızı, programlarınızı ya da gerçekleştirmek istediğiniz şeyleri not alıp dilediğiniz gibi çizip karalayıp süslediğiniz ajandalar oluyor.  Hazırlaması çok zevkli. Bitirdiğinizde ortaya ne çıkacak çok merak ediyorsunuz. Yaptığınıza da değiyor. 😊 



Bir ajanda ya da defter seçerek başlayabilirsiniz kendi plannerınızı oluşturmaya. Ben kullanacağım plannerı seçerken sayfaların rahat çevrilmesine, resmedeceğim çizimleri boyarken arka sayfalarına geçmeyeceğine emin olduğum, elimde bulunan bir spiralli defterle başladım. Aylardan kasım, mevsimlerden de sonbahar olunca güzel bir kasım ayı kapağı ile başlangıcını oluşturdum bu haftanın.  Daha bir sürü kategori de eklemeyi düşünüyorum ajandama. Ve sizlere, hem blogumda hem de instagram sayfamda planner için resmettiklerimi paylaşmayı planlıyorum. Güzel ve huzurlu bir haftanızın olması dileğimle! 🍀

12 Kasım 2017 Pazar

LOVE LIES






1940 yılında Güney Kore, Japon işgali altındadır. Filmde de bu tüm gerçekliği ile yansıtılmış. İstila altında olan Kore'de yaşayan bir giseang olan küçük kızın hayatı anlatılır. Kimsesiz kız çocuklarının kaldığı giseang evleri vardır.



Bir gün bir kız çocuğu bırakılır bu yere ve başroldeki kızın bir tanecik arkadaşı olur. Onu yoldaşı, kız kardeşi gibi görür. Birlikte hayal kurarlar. Giseang'de yaşayan tüm kızlar birer giseang şarkıcısı olmak zorundadırlar. Ve adabı muaşeret derslerinin yanı sıra giseang türünde şarkı söylemeyi de öğrenirler. Bu iki kızın arkadaşlığını,gençliğini göreceksiniz bu filmde. Konuştukları dilde eski zamanda geçen kore aksanında konuşuyorlar. Çok ilgi çekici ve sürükleyici. İçinde aşk, ihanet ve dram var. 




Son olarak filmde söyledikleri şarkılar çok samimi çok hoş. Dinledikçe dinleyesi geliyor insanın. Bu şarkı da onlardan biri. Keyifli seyirler. 😊

https://www.youtube.com/watch?v=MG2bw9E1yP8

11 Kasım 2017 Cumartesi

BİRAZ ÜSKÜDAR



Çok güneşli bir gündü bugün. Hiç sonbaharda gibi hissetmedim yere düşen rengarenk yaprakları görmeseydim. 🍂🍃

Son direksiyon dersimin verileceği alana gitmem için iki vesait yapmam gerekiyordu. Ben de Üsküdar'a gitmişken okulumdan diplomamı da alırım düşüncesindeydim. Lakin şansıma konferans vardı okulda. Okuldan yeni mezun olan ben havalı havalı giriş yaptım okuluma, aklımda tek düşünce: dip-lo-ma!  Öğrenci işlerine vardığımda fotokopi makinesinin bozuk olmasıyla alamadım diplomamı. Başka bir güne kısmet sanırım. 😇



Sürüş alanına doğru yola koyuldum ama öncesinde Üsküdar'da gezindim. Bu ilçenin tüm canlıları çok cana yakınlar. Kedisi, köpeği, martısı.. 




Gelelim günün kapanışına. Yarın sınavım var ve biraz heyecanlıyım. Stres ve heyecanı uzak tutarsam eğer üstesinden gelirmişim bu sınavın. İnşallah iyi insanlara denk gelirim ve şans benden yana olur.🙈

10 Kasım 2017 Cuma

KAKTÜSLERİMM CANIM BENİM CANIM BENİM



Kocamann merhabaa! 
Sürücü kursundan aldığım eğitimlerin yavaş yavaş sonuna yaklaşmış bulunuyorum. Hocamın bana sen jet şoför oldun artık demesine bakarsak direksiyon derslerimde fena sayılmadığımı düşünüyorum. 😃 Cumartesi son dersim ve ardından pazar günü de son sınavım var. 🚗

Yaklaşık bir ay önce farklı çeşitlerde kaktüslerim olmuştu. Ben kurumalarından çook endişe etsem de bir aydan fazlaca bir süredir mutlu mesut yaşıyoruz. 🌵


Kaktüslerle ilgili birçok siteden bilgiler araştırıyorum ve uyguluyorum. Sanırım bu bilgilerin faydasını da kaktüsümün bir sürü tomurcuk vermesiyle görmüş oldum. Evet kaktüslerimden biri minik minik yavru tomurcuklar vermeye başladı. Çok mutlu oldum.😊 Çiçek açacakları günü de sabırsızlıkla bekliyorum.🙈



Son olarak Succulentleri duydunuz mu hiç? Bu aralar bunlara da baya merak saldım. Yakında bir succulent alabilirim yavru kaktüslerimin yanına. Hepsi çook güzel. İşte succulentler. 😍



 

BİRPEMBESEVER